Günümüzün popüler teknolojik gelişmelerinden biri olan e-kitaplar kimilerine göre kullanılma ve gelişme bakımından gelişme gösteriyorken kimilerine göre duraklamaya geçmiş vaziyette.Bence e-kitap devrinde her şey yeni başlıyor.

Teknolojinin hayatımızı kolaylaştıran yönlerinden birisidir e-kitaplar.Eskiden bir kitabın yazılması,Matbaaların onları ‘sınırlı’ sayıda basması,bu basılan kitapların dağıtımı derken bir sürü işlemden ve emekten geçerek biz insanların eline ulaşıyordu.Gelişen teknolojinin de uğramasını beklenen bir yerdi zaten kitaplar…

Ortalama bir kitaptan daha hafif e-kitap okuyucular,15.000 kitaptan fazla sığabiliyor.Yani hayatınız boyunca okuyacağınız kitapları tek bir kitap boyutunda incecik bir e-kitap okuyucuyla kitaplarınızı okuyabilirsiniz.Peki neden bu kadar hızlı bir şekilde yayılmadı e-kitaplar? E-kitapların fazla yayılmamasının nedenlerinin en önemim 2 nedeni vardır:

E-kitap okuyucunun ve kitapların maliyeti

Basılı kitaplar kadar E-kitabın yeterli zevk ve keyfiyeti vermediği

Bu nedenlerden dolayı beklenen yayılmayı göstermediğini düşünüyorum.

İngiltere’de yapılan bir araştırmada 2015 yılındaki e-kitap satan en büyük beş yayıncıların satışları %2,4 oranında düşmüş.Aynı yılda ise basılı kitap satışları ise %0,4 artmış.Bazı mağaza yöneticileri ise şöyle bir yorumlamada bulunuyor:”E-kitap pazarının yeterli doygunluğa ulaştı.”

Tabiki e-kitap pazarı dünya genelinde bulunan ülkeden ülkeye değişiyor.Ülkemizde ise teknoloji devi Apple henüz ücretli e-kitap satışına başlamadı.Dünya klasiklerinden diğer yabancı dillere kadar birçok kitapların bulunması mümkünken App Store’de bu e-kitapların Türkçe versiyonları malesef bulunmamaktadır.

Google Play‘in ülkemizde satışa sunduğu Türkçe e-kitapların sayısının da pek fazla olduğu söylenemez ama gerek ücretli gerekse ücretsiz Türkçe kitapların bir nebze de olsa geliştiğini söyleyebilirim.

Elbette e-kitapların yaygınlaşması için basılı kitapların o ülkede çok okunması gerekmektedir.Malasef ülkemizin bu sebepden doları e-kitap teknolojinde biraz geriden geldiğini söylemeliyim.Ülkemizde e-kitap okuyucu pazarında yerli bir marka olan Calibro,birkaç yıldır Türkiye pazarına özel tasarımlarıyla e-kitap okuyucuları tatmin edecek 3 farklı modeli satışta.Ürünlerinin en yüksek fiyatlı olanı Calibro Sense ile göz dolduruyor.Calibro firması,e-ticaret sitesi olan babil.com ile yaptığı anlaşma ile Türkiyeyi e-kitaplara alıştıracağı görünüyor.Diğer bir kitap e-ticaret sitesi olan D&R ise dünyaca ünlü e-kitap üreticisi olan Kobo’yu geçen yıl ülkemize getirdi.Hem mağazalarında Kobo’nun ürünleri satıyor hem de sitesinden e-kitap satışı yapmakta.

Dünya geneline bakacak olursan e-kitaplar yeni bir gelişmeye,atağa tabiri caiz ise kana ihtiyacı var.Teknoloji devlerinin e-kitaplar üzerinde yeni özellik eklenerek bu teknoloji canlandırılabilir.Şimdi ise e-kitaplara neler ek özellik eklenebileceği ya da eklenmesiyle bu sektörün canlanması gerektiğine bakalım.

Editions At Play

E-kitaplardaki gelişmelerin duraksamasında ki en olası neden okurların okurken kulladığı teknolojinin çok sıradan ve sıkıcı bulmasıdır.E-kitapların normal kitapların gibi tamamen aynı şeyi sunması (yazı karakterlerini büyültüp,küçültme haricinde) bu sıkıcılığın başlıca nedeni.Dijital bir yayın şirketi olan Visual Editions’tan Britt Iverson bu sıkıcılığın önüne geçerek daha eğlenceli e-kitap okucular yapmak istemiş.Google’ın yaratıcı fikirlerinin bulunduğu CreativeLabs ile ortak bir işbirliği yapan Visual Editions,”Editions at Play”i ortaya çıkarmışlar.Projenin amacı,bir yazarın kitabını yazmasını da dijital dünyaya aktarmasını izlemek ve onları takip etmek.Tıpkı yazarı yazıyormuş gibi ekranda kelimelerin yazılışlarını,yazım hatalarını,değiştirilen yerleri görüyorsunuz.Yani gerçek bir kitap yazma deneyimine tanık oluyorsunuz.

Duygusal Kurgu

Kitaplar okuyucunun duygularına hitap eder.Kitaplar,karakterlerin hislerini,heycanlarını,duygularını sizin de hissetmenizi,onlardan nefret etmenizi ya da onları sevmenizi,aşık olmanızı isteler.Bunun için sayları hızlı hızlı çevirir okuyucular.Kalpler hızlıca atar,gözler dolar,kahkahalar havada uçuşur derken sayfaların ardı ardına tükenir.Peki siz gerçekten bir kitaptaki karakterin hislerini yaşayabildiniz mi? “Duygusal kurgu”(sensory fiction) işte bunu sağlıyor.Üzerinde sensörler olan bir yelek giyiyorsunuz ve tarif ile hissetme arasında boşluğu kaldırmış oluyorsunuz.Okuduğunuz karakterin ruh haline bürünüyorsunuz adeta.Heyecanlı bir şey olduğunda yeleğiniz de bulunan hava torbaları sıkışarak,kalp atışınızı hızlandırıyor ya da belli bölgelerin sıcaklığını yükseltebiliyor.Bu yelek Amerika’daki MIT(Masachusetts Teknoloji Enstitüsü) tarafından geliştiriyor.

Çevresel Edebiyat

Bu proje ise kitapta okuduğunuz bir mekanı siz yerinizden hareket edip o mekana gitmeden kitabın yeni bölümleri açılmıyor.Çevresel Öykü yazarı olan Prof.Kate Pullinger,bu tür öykülerin çoğunun şehir içlerinde geçtiğini ve bu sayede okuyucuların şehirlerin farklı noktalarıyla etkileşebildiğini söylüyor.Bu tür öyküler okumamızı sabit bir şekilde değil de olayları yaşayarak,hissederek hafızamızda yer etmeyi amaçlıyor.